Reklam Verin
Sitede Ara
Rehbere Ekle
 


Gezi Notları Doğa Turları - Kamp Gezileri Doğa Sporları Doğa Sporları ve Kamp Malzemeleri Fotoğraf

Alternatif Ana Sayfa                    Yedigöller Kampı Gezi Notları


Yedigöller; adından da anlaşılacağı gibi heyelan sebebiyle vadi tıkanması sonucu oluşmuş yedi tane küçük gölden oluşuyor. Bolu’nun kuzeyinde yer alan göllerin bulunduğu bölgenin doğal dokusu insanı büyülüyor. Büyükgöl, Seringöl, Deringöl, Sazlıgöl, Nazlıgöl, Küçükgöl, İncegöl isimleri verilen göllerde alabalık çeşitleri bulunuyor.
Olta başı 7 ytl ücret karşılığı Deringöl ve Büyükgöl’de 1 Nisan- 1 Eylül arası balık tutmak serbest.

Uzun süredir adını duyduğum Yedigöller’e kamp atmak için yine geceye kaldık. Bu seferki hazırlığımız biraz uzun sürdü. Ancak akşamüzeri yola çıkabildik. Berceste’de akşam yemeğini halledip Bolu- Yedigöller sapağına ulaştığımızda saat 21.00 olmuştu. Sapaktan kampa kadar olan 40 km. lik yolu aşmamız üç saat sürdü. Kamp bölgesine takriben 10 km. kala bir anda bastıran sis beni bile telaşlandırdı. Sisin yoğunluğu o kadar şiddetlendi ki Furkan’ın arabanın önünde yürüyerek fenerle yol açma girişimi de başarısız oldu. Dağların arasından açık bir alana çıktığımızı tahmin ettim ama yol düzgün olduğu için sisi önemsemedim. Takriben yarım saatlik körleme ilerleyişimizden sonra sis azaldı ve kayboldu. Sisin getirdiği stres ve yorgunluktan dolayı arkadaşım söz verdiği halde çay yapmaktan vazgeçip ekibin diğer üyeleriyle birlikte derin bir uykuya daldı.

Bu tip gezilerde “zaman planlaması” yapmamız gerektiğini daha iyi anladım. “Kontrolsüz doğa” ciddiye alınması gereken bir riski de içinde barındırıyor. Gece nerelerden geçtiğimizi anlamadık ama dönüşte sisin sebebi anlaşıldı. 1672 metre yükseklikte uçurumların kenarından geçmişiz de haberimiz yok. Arkadaşım; alışkın olmadığı “sis” stresinden sonra “dağlara gece yolculuğu yapmama” kararı aldı. Bir dahaki gezide ona uymaktan başka çaremiz kalmadı. Ne yapalım çaresiz uyacağız. O olmadan dağları gezmenin tadı buruk oluyor. O’nun yokluğundan dolayı ruhumda hissettiğim boşluğu Eğirdir Gölündeki kampta yaşamıştım. Bir daha aynı burukluğu yaşamak istemiyorum.

Gece başlayan yağmur öğlende kesilince hepimizin keyfi yerine geldi. Kahvaltı esnasında tanıştığımız Milli Parkın şoförü olan Ruhi Bey incelik göstererek kendi yağmurluğunu Furkan’a verdi ama bir daha yağmur yağmadığı için ertesi gün kullanmadan iade ettik.

Kahvaltıdan sonra vakit kaybetmeden oltalarımızı besmeleyle suya attık. İlk balık vurduğunda Furkan oldukça heyecanlandı. Kıyıya kadar getirdiğim balığı Furkan kepçe ile sudan aldı. İlk balığımızla hatıra fotoğrafı çektik. Öğle yemeğimiz tavada alabalık ve salata idi. Yakaladığımız balıklardan pembe benekli olanlar Mercan alabalığı olup şifa için hastalara veriliyormuş. Onu da ormancıdan öğrendim.

Kamp alanında su sorunu yok. Her tarafta çeşmelerden durmaksızın akan kaynak suları var. Konaklamak için Orman Bakanlığı’na ait altı adet Bungalov ev yapılmış. Bu evlerde kalmak isteyenler Ankara’dan rezervasyon yaptırabiliyor. İsteyen çadırda konaklayabiliyor. Jandarma devriyelerinin varlığı kampçılara huzur ve güven veriyor. Burası Sülüklügöl veya Keremali gibi ıssız değil geceleri.

Sincaplar ve çeşitli kuşlar yemeğinize ortak olmak istercesine dibinize kadar sokulabiliyor. Etrafımızdaki ağaçların sert gövdesine vurulan gaga darbelerinden “ağaçkakan melodisi” dinliyoruz. Her türden çam ağacının bulunduğu bölgedeki sarıçamların kalem gibi düzgün ve upuzun gövdelerine hayranlıkla bakıyoruz.

Kamptan beş km uzakta bulunan kapankaya ve seyran tepesine doğru 3 km tırmanabildik. Ekibin bayan takımı havlu attı. Kısa bir mola verip kampa geri döndük. Nazlıgöl girişinde Gülenkayalar ve Şelale tabelasının cazibesine kapılarak patikaya daldık. Dere boyundan aşağı doğru ilerlerken kuşların cıvıltısı su sesine karışıyordu. Bu patika yolda mükemmel manzaralar ve muhteşem bitki örtüsü vardı. Şelaleye kadar yürüdükten sonra; geri dönmeyip patikadan aşağı inmeye devam edersek aşağıdaki kamp alanımızla kesişeceğimizi hissettim. Düşündüğüm gibi oldu ve sonunda kampımıza patika yoldan ulaştık. Ayağı ağrıdığı için bizi üst girişte bekleyen arkadaşım biz dönmeyince epey meraklanmış. Kamp alanına geldiğinde suratı asıktı. Ufak çapta bir kriz yaşadık ama değdi doğrusu. Siz de giderseniz kesinlikle Nazlıgöl kıyısından, Deringöl’deki kamp alanına ulaşan patika yolu muhakkak yürümenizi tavsiye ederim. İnanın pişman olmayacaksınız.

Ertesi gün; “gece”ye kalmadan kampımızı toplayıp dönüşe geçtik. 1550 metrede geçtiğimiz yaylanın güzelliği ve güneşin dağlara vuran ışıkları hepimizi etkiledi doğrusu. Yol kıyısına tezgâh kurmuş köylülerden peynir ve dağ çileği almayı da ihmal etmedik.


İbrahim Selamet

 

 

 

 

 

reklam©tatilium.com
www.tatilium.com / Altrnatif Tatil - Gezi Rehberi
designed by satilan
Giriş | Turlar | Oteller | Reklam | Hakkımızda | İletişim